Türkiye’nin dinamik iş ortamında, stratejik büyüme ve kurumsal sürdürülebilirlik için doğru şirket türünü seçmek kritik bir adımdır. Girişimciler ve yatırımcılar için sermaye yapısı, hukuki sorumluluklar ve operasyonel esneklik gibi unsurlar, bu tercihin temelini oluşturur. Bu noktada limited şirket; esnek yapısı, sınırlı sorumluluk avantajı ve ulaşılabilir sermaye şartlarıyla hem küçük ve orta ölçekli işletmelerin hem de büyük ölçekli iştiraklerin en çok tercih ettiği şirket türlerinden biri olarak öne çıkar.
Yardım ve dayanışmanın en üst seviyeye çıktığı ve bu sene 19 Şubat- 19 Mart tarihleri arasında olan Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte şirketlerin çalışanlarına Ramazan yardımı yapmak için hazırlıkları da hız kazandı.
Vergi dönemlerinde ismini daha sık duymaya başladığımız “matrah artırımı” konusu, hem kurumsal işletmeler hem de bireysel vergi mükellefleri açıdan büyük önem taşır. Geçmiş dönemlerdeki beyan hatalarından doğan riskleri ortadan kaldırmak, vergi denetimlerinden kaçınmak ve mali açıdan pozisyonunu daha güvenli bir konuma getirmek isteyenler için önemli fırsatlar sunar. Peki; matrah artırımı ne demektir, nasıl yapılır ve ülkemizde güncel durum nedir? Gelin, birlikte inceleyelim.
Vergi, sektörü veya büyüklüğü fark etmeksizin her işletmenin devlete karşı ödemekle yükümlü olduğu bir kavram olarak tanımlanabilir. Her işletmenin ödemekle yükümlü olduğu vergiler kanunlar tarafından belirleniyor. Söz konusu vergi oranları ve içerikleri her yıl farklılık gösterebiliyor. İşletmeler 2024 yılı vergi takvimi sayesinde güncel vergi oranları ve içeriklerinin takibini daha kolay bir şekilde yapabiliyorlar.
Bir işletmeniz varsa, gelir vergisini hem kendi adınıza hem de çalışanlarınızın kazancı adına ödemeniz gerekir. Bu durumda, beyanname hazırlarken ve ödeme planı yaparken dikkat etmeniz faydalı olur. İyi bir gider planlaması yaparak vergilerinizi sorunsuz ödeyebilir ve işletmenizin yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlayabilirsiniz. Söz konusu ödemeler hakkında detaylı bilgi edinmek gelir vergisi rehberi olarak kaleme aldığımız bu yazının devamını okuyabilirsiniz.
Taşımacılık ve ulaşım, reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir iş yükümlülüğü ve harcama kalemidir. Hâl böyleyken özellikle büyük ölçekli firmalarda personel kullanımına tahsis edilmiş araçlara sahip olmak daha fazla önem kazanır. Eğer bir şirketin iş tanımında mal transferi ve teslimat varsa ya da çalışanların mobil durumda olması gerekiyorsa filo araç kiralama son derece avantajlı bir seçenek olabilir.
Gider kısıtlaması, şirket aracı alırken dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. İş amacıyla satın aldığınız aracın masraflarını gider olarak göstermeniz mümkündür. Bahsi geçen durum; şirket aracı bakımı, satın alma, kiralama ve tamir masraflarını kapsar. Bu masraflar, vergi ödemelerinde dikkate alınır.
Ülkemizde vergi mükellefleri “Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar” ve “Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar” olarak iki gruba ayrılmaktadır. Multinet Up olarak bu yazımızda, basit usulde vergilendirme yöntemi ile ilgili merak edilen konulara değindik.
Ticari faaliyette bulunan işletmeler, iş yerlerine aldıkları eşyaları ya da demirbaş sayılabilecek ekipmanları 1 yıldan fazla kullanma yönünde girişimde bulunurlar. Bu noktada eşya ya da ekipmanların bakımları devreye girer. Amortisman, duran veya kullanımda olan malların aşınma ve yıpranma payına verilen isimdir.
Hüseyin Kara, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 2013 yılında mezun oldu. Sağlık sektöründe kariyerine başlayan Kara, 2018 yılında Multinet Up Ailesine Kıdemli Muhasebe Uzmanı olarak dahil oldu. Kara, Mart 2025'ten bu yana Multinet Up Muhasebe Müdürü olarak görev alıyor.