İş dünyasında rekabet avantajı elde etmek isteyen şirketler için tedarik zinciri yönetimi büyük önem taşır. Çünkü işletmeler hammadde temininden son ürünün müşteriye ulaşmasına kadar olan tüm süreçleri etkin yönetmelidir.
Taşımacılık ve ulaşım, reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir iş yükümlülüğü ve harcama kalemidir. Hâl böyleyken özellikle büyük ölçekli firmalarda personel kullanımına tahsis edilmiş araçlara sahip olmak daha fazla önem kazanır.
Kurumsal hayatta üretim alanında rekabet avantajı elde etmek için, şirketlerin yalnızca kaliteli ürünlere imza atması yetmez. Kaynak kullanımını optimize etmek, teslimat sürelerini verimli yönetmek ve maliyetleri kontrol altında tutmak da işletmelerin başarı grafiğini koruması ve yükseltmesi açısından önemlidir. Tüm bu hedeflere ulaşmanın yolu da üretimi doğru planlamaktan geçer. Üretim planlama hakkında aklınıza takılan tüm sorulara yanıt bulmak için okumaya devam edin.
Araç satın alırken fiyat, yakıt tüketim seviyesi ve güvenlik özellikleri gibi faktörler bir araya gelerek kararımızı şekillendirir. Bu temel özellikleri değerlendirerek sıfır araba satın almakta bir beis olmayabilir. Ancak söz konusu 2. el piyasası olunca aracın bilinmeyen hasar geçmişi veya sigorta detayları, gelecekte beklenmedik sorunlara yol açabilir. Bu süreçte araç TRAMER sorgulama ile ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgilere ulaşabilir, daha doğru alım-satım kararları verebilirsiniz.
5 Ekim 2023 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi Uygulama Genel Tebliği ile hayatımıza giren Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS), akaryakıt satışlarında plaka bilgilerinin otomatik olarak girilmesini sağlayacak. 2025’te hayata geçecek olan ve tüm ticari taşıtların dahil olması gereken sistemle ilgili bilinmesi gereken noktaları sizin için derledik.
Türk Vergi Sistemi kapsamında varlık sahiplerinden alınan yasal ödemeler bulunur. Bu ödemelerden biri de trafik şubelerinde kaydı bulunan araçlar için tahsil edilen Motorlu Taşıt Vergisi’dir. Motorlu Taşıt Vergisi (MTV) hem binek hem de ticari nitelikteki araçları kapsar. Fakat bu iki araç türünde ödenen verginin miktarı ve muhasebeleştirilme süreci birbirinden farklıdır.
Filo yönetimi, bir şirketin sahip olduğu araçların etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlar. Bu süreç, araçların bakımından yakıt tüketimine, sürücü performansından rota optimizasyonuna kadar birçok unsuru kapsar. Filo yönetimi, doğru araç seçimi, düzenli bakım, yakıt yönetimi ve sürücü takibi gibi adımlar ile gerçekleştirilir. Bu adımlar sayesinde işletmeler, maliyetlerini düşürürken operasyonel verimliliği artırabilir.
Şirket araçları periyodik bakımı, araçların belirli aralıklarla kontrol edilmesi ve gerekli bakım işlemlerinin yapılması sürecidir. Bu hizmet, araçların güvenli, verimli ve uzun ömürlü olmasını sağlamak amacıyla gerçekleşir. Periyodik bakımların araç üreticisinin belirlediği zaman dilimlerinde veya kilometre aralıklarında yapılması gerekir.
Bir şirketin sahip olduğu araçların tümü, filo kapsamında yer alır. Filo yönetimi ise araçların etkin bir şekilde kullanılmasını mümkün kılar. Bakım, onarım ve yakıt alımı gibi konuları içerir. Şirketlerin finansal ve operasyonel süreçlerinde önemli olan bu yönetime sigorta işlemleri de dâhildir. Filo kaskosu, şirketin araçlarından doğacak masrafların önlenmesini sağlar. Bu yazıda işletmeye ait araçları çeşitli etkenlere karşı güvence altında tutan filo kaskosuna dair detayları açıkladık.
Trafik sigortası, aracınızla yola çıkmanız için zorunlu tutulan işlemlerden biridir. Trafikte meydana gelecek olası kazalardaki hasarı karşılayabilmenizi sağlayacak bu işlem, oldukça geniş kapsamlıdır. Bu sigortayla birlikte yalnızca maddi kayıpların bir kısmı karşılanabilir. Türkiye’de trafiğe kayıtlı her araç sahibi, bu sigortayı yaptırmakla yükümlüdür.
Şirket arabası, iş süreçlerinin etkin ve verimli bir biçimde yönetilmesine imkân veren önemli ihtiyaçlar arasında yer alır. Küçük, orta ve büyük ölçekli pek çok şirket, araç satın alma veya kiralama gibi seçenekleri değerlendirir. Bazı şirketler için araç satın almak; iş süreçleri, maliyet ve vergi yükümlülüğü bakımından daha avantajlı olabilir. Ancak şirket aracı almak veya kiralamak arasında tercih yaparken göz önünde bulundurulması gereken bazı hususlar mevcuttur.
Araç sahibi olmak isteyen ancak yeterli nakit akışını sağlayamayan kişiler bankaların sunduğu kredi hizmetlerinden yararlanabilir. Bu durum şirketler için de geçerlidir. Taşıt kredilerine hem bireysel olarak hem de ticari amaçlı başvuru yapılabilir. Ticari araç kredileri, kullanıcılara taksitli ödeme imkânı sunarak maliyet açısından önemli ölçüde avantaj sağlar. Bankaların sunduğu özel ödeme planları sayesinde şirketler bütçe aşımı olmaksızın araç sahibi olabilir.
Şirket araçları, iş akışının devamlılığı açısından oldukça önemlidir. Farklı amaçlar doğrultusunda kullanılan bu araçların alım ve satım süreçlerinde izlenen bazı prosedürler vardır. Zamanla faaliyet alanını değiştirme, model yükseltme ve diğer etkenlerle mevcut şirket araçlarınızı satmak isteyebilirsiniz. Bu noktada atmanız gereken bazı yasal adımlar bulunur. Yazının devamında şirket aracı satışına dair merak edilen konuları detaylı bir şekilde açıkladık.