Taşımacılık ve ulaşım, reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir iş yükümlülüğü ve harcama kalemidir. Hâl böyleyken özellikle büyük ölçekli firmalarda personel kullanımına tahsis edilmiş araçlara sahip olmak daha fazla önem kazanır. Eğer bir şirketin iş tanımında mal transferi ve teslimat varsa ya da çalışanların mobil durumda olması gerekiyorsa filo araç kiralama son derece avantajlı bir seçenek olabilir.
Hem bireysel hem de kurumsal ihtiyaçlar için araç kiralama, farklı açılardan sağladığı avantajlar sayesinde pek çok kişi tarafından tercih edilir.
Gider kısıtlaması, şirket aracı alırken dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. İş amacıyla satın aldığınız aracın masraflarını gider olarak göstermeniz mümkündür. Bahsi geçen durum; şirket aracı bakımı, satın alma, kiralama ve tamir masraflarını kapsar. Bu masraflar, vergi ödemelerinde dikkate alınır.
Ülkemizde vergi mükellefleri “Gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar” ve “Basit usulde gelir vergisine tabi olanlar” olarak iki gruba ayrılmaktadır. Multinet Up olarak bu yazımızda, basit usulde vergilendirme yöntemi ile ilgili merak edilen konulara değindik.
Ticari faaliyette bulunan işletmeler, iş yerlerine aldıkları eşyaları ya da demirbaş sayılabilecek ekipmanları 1 yıldan fazla kullanma yönünde girişimde bulunurlar. Bu noktada eşya ya da ekipmanların bakımları devreye girer. Amortisman, duran veya kullanımda olan malların aşınma ve yıpranma payına verilen isimdir.
Vergi dilimleri, yıl içerisinde elde edilen toplam gelir vergisine tabi olan ücretlerin gelir vergisi oranını belirleyen tarifler olarak tanımlanıyor. Vergi dilimler genellikle sene bazında aynı kalsa da tutarlar her sene farklılık gösterebiliyor. Şirketler için vergi dilimlerinde uygulanan tarifelere yönelik güncel bilgilere sahip olunması finansal süreçlerin yönetimi açısından oldukça önemlidir.
Devlet, kamu harcamaları için gereken mali kaynağı vergi ve çeşitlerinden elde eder. Bu kapsamda hem işletmelerden hem de bireylerden tahsil edilen farklı vergiler bulunur.
En basit haliyle “Kaynağında kesilen vergi” olarak tanımlanan stopaj vergisi hakkında merak edilen konuları ve nasıl hesaplandığı ile ilgili bilgileri, MultiNet Up olarak bu yazımızda sizlerle paylaştık.
İşyerinde yemek ihtiyacının karşılanması hem çalışanlar hem de işletmeler için her zaman önemli bir konu olmuştur. Yeni bir işe başlarken yemeğin işyeri tarafından karşılanıp karşılanmaması durumu işi kabul ederken bile dikkat edilen konuların başında gelmektedir. Diğer taraftan yemek giderlerinin işletme tarafından nakdi olarak ödemesinin yapılması işletmeler için muhasebe anlamında hem zaman konusunda dezavantaj sağlarken hem de vergi yüküyle karşılaşmaları anlamına gelmektedir.
Kanunen kabul edilmeyen giderler, firmanın faaliyet alanına ve hacmine göre farklılık gösterir. Her işletmenin kanunen kabul edilmeyen giderleri bilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle Gelir Vergisi mükellefleri, 231 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ve Gelir Vergisi Kanunu’nun ‘İndirilecek Giderler’ ve ‘Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler’ başlıklarında yer alan maddelerin hükümlerini dikkate almalıdır.